Nisan
7

Wimax Nedir?

Kategori: Webmaster | 1 Yorum | 671 Defa Okunmus.

Image Hosted by Resimlerim

Bir grup mühendis emin adımlarla, kablosuz teknoloji Wi-Fi çılgınlığını dize getirmek için, çalışmalarına devam ediyorlar. Analistlere göre, bu sene sıkça duyulacak kablosuz teknoloji ‘WiMax’.

İsminden de anlaşılacağı gibi WiMax, uzaktan akrabası olan Wi-Fi’nin çok daha büyük, ve çok daha güçlü bir versiyonu. Wi-Fi, 2002 senesinde sahnelere çıkan, ve günümüzde de genellikle fast food restorantlarda ve hava alanlarında kullanılan, yüksek hızda internet bağlantısı sunan kablosuz teknoloji. WiMax, aynı şeyi, yani kablosuz yüksek hızda internet bağlantısını maksimum 35 millik bir alan içerisinde sağlayabiliyor.

Pyramid Research analistlerinden ve telekominikasyon danışmanı olan John Yunker, 2004 yılının WiMax için ilginç bir yıl olacağını belirtirken, bazı büyük yüklenicilerin WiMax’e şüpeli baktığını da vurguluyor.

WiMax nedir?

WiMax aslında çok yeni bir şey değil. WiMax, yıllardır bilinen ve sabit kablosuz adı verilen bir teknolojiyi kullanıyor. Uzun bir direkten bir sinyalin minik alıcılarca alınmasına dayalı tipik bir sistem. Sinyal geniş bir alanda bir ınternet bağlantısı sağlıyor. Sabit kaplosuz sistemler genellikle iş dünyasında kullanılmakta. Fakat teçhizat tek bir firma tarafından yapıldı. Wi-Fi standartlar anlaşması, teçhizat fiyatlarının dramatik olarak düşmesine neden oldu. Belkide en önemlisi bilgisayarlara ve el aletlerine Wi-Fi ağları için takılan çipler. Wi-Fi ağ giriş kartı fiyatları bir senede 70 dolardan 20 dolara düştü, ve şu an fiyatı sadece 10 dolar. Çip yapan lider Intel’in de aralarında bulunduğu bir grup firma, WiMax için standart konusunda ısrar etmekte.

Standartın anlamı, bütün WiMax malzeme yapan firmaların benzer şartlarda üretim yapması. Böylece bir firma tarafından yapılmış olan donatı, bir diğer firma tarafından problemsiz olarak kullanılacak.

Bu sene içinde WiMax Forum adı verilen bir grup, bir ‘Plug festivali’ organize etmeyi umuyor. Bu festivalde, malzeme üreticileri kendi donatılarını diğer firma donatıları ile beraber test ederek, çalışıp çalışmadığından emin olabilecekler. WiMax Forum başkanı Margaret LaBrecque, standartlar olmadan WiMax yapan firmaların başarılı olamayacağını, ve bu teknolojinin gelişip büyüyemeyeceğini belirtti.

Bazı analistler, WiMax’in DSL ve kablolu modem ile servis veren yerlerde oldukça popüler olacağını savunuyorlar. Sadece bir direk, yüzlerce kullanıcıya WiMax sinyali sağlayacak. Bazı analistler ise, hava dalgaları ile ses ve veri getirmek için başka teknolojilere milyarlar yatırmış olan, büyük cep telefonu firmalarından bazıları için, ciddi tehdit olabileceğini vurguluyorlar.
kaynak: wimaxturkiye.com

Nisan
7

Mssql Server 2005 – Transaction Logs (İşlem Günlükleri)

Kategori: Webmaster | 1 Yorum | 2.097 Defa Okunmus.

Veritabanlarını bilgilerimizi saklamak için kullanırız. Bu saklama işlemini gerçekleştirirken hem yerden kazanmak isteriz, hem verilerimizi güvenli şekilde elde tutmak isteriz. Bunun yanı sıra, en optimum ayarları elde etmemiz gerekir ki, performanstan kazanç sağlayalım.

Bilgilerimizi saklarken veritabanı nesnelerini ve transaction log (işlem günlüğü) dosyalarını kullanırız. Herbir veritabanı bir tane veri dosyası ve log (günlük) dosyası içerir. Log (günlük) kayıtları her bir transaction’da (işlemde) başlar .Log (günlük) dosyası, veritabanında meydana gelen değişiklikleri tutan transaction log (işlem günlüğü) dosyasını içerir. Transaction log (işlem günlüğü) dosyaları, SQL Server içinde, veritabanında meydana gelen bütün değişiklikleri, veritabanı için ayrılmış olan alanda saklar. Bütün düzeltme işlemleri, veritabanına yazılmadan önce, transaction log (işlem günlüğü) dosyalarına yazılır. Transaction log (işlem günlüğü) dosyaları veritabanı aktivitelerini devamlı olarak kaydeder. Bu sayede, veritabanın başına herhangi bir şey geldiğinde, bu dosyaları veritabanı kurtarma işlemlerinde kullanabiliriz.

Veritabanı Dosyaları

Oluşturulan veritabanı (bütün veritabanları) birincil dosya (primary file) ve transaction log (işlem günlüğü) dosyalarına sahiptir. Bunun yanı sıra, veritabanı ikincil dosyaya da (secondary file) sahip olabilir. Dosya uzantıları aşağıdaki gibidir:

  • *.mdf: primary (birincil) dosya uzantısı
  • *.ndf: secondary (ikincil) dosya uzantısı
  • *.ldf: transaction log (işlem günlüğü) dosya uzantısı.

Elimizdeki bilgileri, veritabanlarına ve bunun akabinde veritabanlarını sakladığımız yer olan dijital dünyaya emanet olmuş oluruz. Dijital ortanda saklanması açısından, verilerin başına her an herhangi bir sorun gelebilmesi sebebiyle, veri kaybına sebep olabilecek bir şeyler olabillir. İşte tam bu noktada transaction log (işlem günlüğü) dosyaları, veritabanını geri yüklemek için gerekli bütün bilgileri tutmasıyla, önemini bize hissettiriyor.

Transaction log (işlem günlüğü) dosyaları veri dosyaları gibi sayfalar içermezler. Bunun yerine, günlük kayıtlar gibi, kayıt bilgilerini tutarlar. Varsayılan değer olarak, log (günlük) dosyalarının uzantıları: *.ldf’dir. Veri dosyalarında olduğu gibi .ldf uzantısı gerekmeyebilir. Fakat log (günlük) dosyasının tanımlanması açısından kullanılması tavsiye edilir. Log (günlük) dosyaları varsayılan değer olarak otomatik büyümesi %10 olarak ayarlıdır. Veri dosyalarında olduğu gibi, bu ölçüm ihtiyaca ve isteğe göre ayarlanabilir.

Bir veritabanı oluşturduğumuzda verilerin nasıl ve nereye saklanacağı hakkında bilgimiz olması gerekir. Bunun için de gerekli olan bellek miktarı belirlenmesi gerekir. Bu belirleme işlemlerini Enterprice Manager aracılığı ile yapabiliriz.

Örnek Uygulama:

Veritabanının ismini, veritabanı dosyalarının yerini ve boyutunu belirtmek suretiyle bir veritabanı oluştururuz. Yeni bir veritabanı oluşturduğumuzda dikkat edersek, içerisinde belirli tablolar ve saklı yordamlarla beraberinde oluşur. Bu tablo ve saklı yordamlar, oluşturulan veritabanı, model veritabanının bir kopyası olarak oluşturulduğu için gelmektedir.

Bunun yanı sıra, bir veritabanı oluşturmak, o veritabanı için ayrıca bir transaction log (işlem günlüğü) dosyası oluşturmak demektir. Transaction log (işlem günlüğü) dosyası bir tablo değildir. Veritabanı içinde ayrı olarak işlem gören bir dosyadır.

Şimdi SQL Server 2000 üzerinde bir veritabanı oluşturalım ve transaction log (işlem günlüğü) dosyasının özelliklerini belirleyelim.

Databases üzerinde sağ tıklayarak New Database diyoruz. Veritabanı özellik penceresinin üçüncü sekmesi Transaction Log sekmesidir. Bu sekme sayesinde veritabanı için tutulan transaction log (işlem günlüğü) dosyasının özelliklerini, isteğimize ve ihtiyacımıza göre ayarlayabiliyoruz.

Şimdi buradaki özellikleri teker teker inceleyelim: Makalenin Devamını Oku

Mart
31

CSS’de Kısaltmalar

Kategori: Webmaster | Yorum Yapın | 1.057 Defa Okunmus.

Fatih Hayrioğlu‘na ait bloğu gezdiğimde kısa bir alıntı yapmanında güzel olacağını düşündüm. CSS konusunda daha önce Yayınlanmış bir E-Kitabı bulunan ve yeni gönderilerini devamlı takip ettiğimden yine faydalı bir konuya değinmiş.

Konumuzsa CSS de kısaltmalar.

Konunun Ana başlıkları

1. Font
2. Background
3. Renkler(Hex-decimal)
4. Border
5. Margin ve Padding’ler
6. Listeler
7. Sıfır ‘0′ ın Kısaltma olarak kullanılması

Mart
27

Preload İmages

Kategori: Webmaster | Yorum Yapın | 1.207 Defa Okunmus.

Preload yani “Resim önyüklemesi” diyelim. Sayfanızda herhangi bir şekilde (onClick’le, onMouseOver’la vs.) gözükecej resimler var. onMouseOver’la çalıştığımızı farzedelim. Linkin ya da butonun üzerine geliyorsunuz, sonra 2 saat resmin yüklenmesini bekliyorsunuz. Olacak iş mi şimdi bu?
Eğer aşağıdaki JavaScript kodunu kullanırsanız, bu dertten kurtulursunuz. Çünkü sayfa açılır açılmaz resimler de cache’e yüklenmeye başlıyor..

PLAIN TEXT

JavaScript:

  1. <script language=“javascript”>

  2. function preloader()

  3. {   ¼br>   var i = 0;

  4.   imageObj = new Image();

  5.     images = new Array();   ¼br>  images[0]=“1.jpg”;

  6.  images[1]=“2.jpg”;

  7.  sayi=images.length;

  8.  for(i=0; i<=sayi; i++)

  9.  {

  10.   imageObj.src=images[i];

  11.  }

  12.  

  13. }
  14. </script>

body tagını da şöyle değiştirelim:

PLAIN TEXT

HTML:

  1. <body onLoad=”preloader()”>

Mart
27

Mysql ile Where Deyimi Kullanımı ve Örnekler

Kategori: Webmaster | Yorum Yapın | 1.289 Defa Okunmus.

Sql’de where listelemek istediğimiz verileri belirli kriterlere dayanarak seçmemizi sağlar. Select cümlemize where koşulunu ekleriz ve kriterimize uygun verileri listeleriz. Üyelerimizin bilgilerini tuttuğumuz ve aşağıdaki yapıya sahip bir tablomuz olsun.
Makalenin Devamını Oku

Mart
21

Domain Klidi ve EPP kodu nedir ?

Kategori: Makaleler, Webmaster | 3 Yorum | 3.233 Defa Okunmus.

Herhangi bir whois sunucusundan örneğin whois.net adresinden elinizdeki bir domaini sorgularsanız orada status bilgisini yani domainin o anki durum bilgisini göreceksiniz. Status eğer OK veya Active yazıyorsa domain kilidi açık demektir.Status ClientDeleteProhibit yazıyorsa domain kilitli demektir. Bazı firmalar registrar lock veya sadece locked terimini kullanıyorlar bazıları ise bu yeni terminolojiyi yani ClientDeleteProhibit ifadesini kullanıyorlar. Arada bir fark yok.

Domain kilidi izinsiz transfer olmaması için fazladan bir güvenlik önlemidir. Domaini kaydettiğinizde kendiliğinden kilitlenme ihtimali yüksek. Eğer kilitli değilse kilitlemeniz önerilir. Kilitli olması iyi bir şey. Kayıt firmalarının çoğunda domain kilidini menülerden kendiniz uygulayabilir veya açabilirsin.Kilit şunun için var. Diyelim ki isimtescil firmasından godaddy firmasına nakil yapacaksınız domaini. Bu durumda Godaddy firmasına gidip transfer talebinde bulunuyorsunuz. Sorun şu ki başka biri de godaddy firmasına gidip sizin domaininizi transfer etmek isteyebilir. İsterseniz bunu deneyin. Hesabınızın bulunduğu bir domain firmasında google.com veya yahoo.com domainini kendi hesabınıza aktarmak için transfer işlemini başlatın. Bu transferin gerçekleşmesi için iki şart var:

1. Domain kilidi açık olmalı
2. Domain sahibine gönderilen emaildeki onay linkine tıklanması lazım

Eğer size ait kilidi açık bir domaini başka biri kendi hesabına transfer etmek isterse admin emailine onay mesajı gelecek ve onun tıklanması lazım. Varsayalım ki emailiniz çalındı. İşte bu durumda domaini de kaybedersiniz çünkü transfer talebinde bununan kişi emaile gelen onay linkini tıklayabilir.

İşte bu aşamada domain kilitliyse transfer asla gerçekleşmez. Yani emailinizi çalan kişi aynı zamanda kayıt firmasındaki hesabınıza girip kilidi açması gerekir.

Kilit dışında bir başka güvenlik önlemi de EPP kodu yani transfer onay kodudur. Bu uygulama kısa süre önce başladı ve şu an için kesinleşmiş bir terim yok. ‘EPP Code’ yanında ‘Authorization Code’ veya ‘Transfer Code’ terimleriyle de karşılaşmak mümkün. Bunların hepsi aynı şey. Transfer talebinde bulunan kişi talep sırasında EPP kodu girmek zorunda. Domain nerede kayıtlıysa o firma bu kodu verir.

Kaliteli kayıt firmalarının çoğunda hem kilit hem de epp kodu kullanıcının kendisi tarafından online olarak menülerden yönetilmektedir. Bazı yerli firmalar ise pek çok yabancı firmanın bayiliğini aynı anda yaptıkları için ve web sitelerini çok sayıda yabancı firmaya aynı anda entegre edemedikleri için bu işlemleri manuel olarak yapmaktadırlar. Yani epp kodumu gönderin veya domain kilidini açın diye mesaj göndermeniz lazım.

Firma seçerken bu iki işlemi kullanıcı menülerinden yapabiliyor musunuz diye dikkat etmelisiniz.

İlgili Konular: Domain Transferi Nasıl yapılır